İzmir Siyasetinde Neler Oluyor? Kol Kırılıp Yen İçinde Kalamadığında…
Yıllardır "Cumhuriyet’in kalesi", "demokrasinin simge kenti" olarak anılan İzmir, bugünlerde kendi içinde derin bir muhasebenin, hatta yer yer sessiz bir bölünmenin eşiğinde.
İzmir Siyasetinde Neler Oluyor? Kol Kırılıp Yen İçinde Kalamadığında…
Siyaset, elbette bir iddia ve yarış alanıdır. Ancak bu yarışın bir partiye, hele ki İzmir gibi köklü bir geçmişe sahip Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışacak bir vakarla sürdürülmesi gerekir. Bugün gelinen noktada ise sormadan edemiyoruz: İzmir’de neler oluyor?
Siyasetimizin en asil geleneklerinden biri, "Kol kırılır, yen içinde kalır" düsturudur. Aile içindeki meseleler, fikir ayrılıkları veya vizyon farkları ne kadar derin olursa olsun, bunların dışarıya sızdırılmadan, partiyi ve ona gönül veren kitleleri yıpratmadan çözülmesi esastır. Bir yolda yürürken, kol kola olması gerekenlerin birbirini yıpratacak hamleler yapması, partinin kurumsal kimliğine ve yılların emeğine sadece eksi yazar. Unutulmamalıdır ki, içeride yaşanan her sarsıntı, dışarıda güven kaybı olarak karşılık bulur.
Halkla Yüzleşme ve Değişen Dengeler
Cumhuriyet Halk Partisi, yıllardır bu kentte yerel yönetime yön veriyor, adeta İzmir ile özdeşleşmiş bir siyasi hafızayı temsil ediyor. Ancak bugünün dünyasında hiçbir başarı kalıcı bir miras, hiçbir kale de sarsılmaz bir mülk değildir. Siyasetin asıl hakimi olan halkla yüzleşme vakti geldiğinde, bilançonun artıları ve eksileri masaya dökülür.
Açıkça ifade etmek gerekir ki; son dönemde yaşanan iç çekişmelerin, klikleşmelerin ve kamuoyuna yansıyan bölünmelerin İzmir’e de, partiye de bir artısı yoktur. Aksine, bu durum sadece ve sadece eksi hanesini büyütmektedir. İzmir halkı, kendi sorunlarına çözüm üretecek güçlü, dinamik ve tek yürek olmuş bir irade görmek isterken; enerjinin iç hesaplaşmalara harcanması, seçmen nezdinde bir hayal kırıklığı yaratmaktadır.
Kaleyi Korumak, Küstürmekle Değil Kucaklamakla Olur
İzmir’de yaşanan bu hareketlilik, partinin bir an önce kendi öz değerlerine dönmesi ve iç disiplini sağlaması gerektiğinin açık bir işaretidir. Siyaset, dışarıya karşı bir duruş, içeriye karşı ise bir adalet mekanizmasıdır. Eğer bu mekanizma zedelenir ve kurumsal aidiyet duygusu zayıflarsa, yılların emeğiyle örülen o "kale" duvarları çatlamaya başlar.
Şimdi yapılması gereken; hırsları, kırgınlıkları ve kişisel hesapları bir kenara bırakıp, İzmir’in ve İzmirli’nin sesine kulak vermektir. Çünkü bu kentin geleceği, ayrışmalarda değil; ortak akılda, samimi bir özeleştiride ve her şeyden önemlisi o eski, sarsılmaz "ekip ruhunda" saklıdır.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Son Yazıları
- İZMİR’DE 15 TEMMUZ DESTANI DİJİTAL DÜNYAYA TAŞINDI: “İRADE BİZİM, ZAFER BİZİM!”
- Aynı Çatının Altındaki YABANCILAR
- Çiçek Açan Minik Mankenler Podyumda: İbrahim & Şenol Kuaför’den Sosyal Sorumluluk Seferberliği!
- Zaman Varken Sarılmak Ailenin Kutsallığı ve Bir Babanın Kalbi
- Babalar Günü Duygusal Program