Çarklar Faizle Dönmez
Faiz, ekonominin vazgeçilmez araçlarından biridir; ancak üretimin yerine geçemez. Ticareti büyüten de faiz değildir. Fabrikaları çalıştıran, dükkânların kepenklerini açtıran, ihracatı artıran şey; üretim, emek, güven ve erişilebilir finansmandır.
Çarklar Faizle Dönmez
Prof.Dr.Seyithan Deliduman
Faiz, ekonominin vazgeçilmez araçlarından biridir; ancak üretimin yerine geçemez. Ticareti büyüten de faiz değildir. Fabrikaları çalıştıran, dükkânların kepenklerini açtıran, ihracatı artıran şey; üretim, emek, güven ve erişilebilir finansmandır.
Haziran ayı, işletmeler açısından yalnızca bir takvim yaprağının kapanışı değil, aynı zamanda bilançoların hesapla yüzleştiği bir dönemdir. Bu yıl ise birçok esnaf, tüccar ve KOBİ için bilançoların en ağır kalemi satışların düşmesi değil, finansman maliyetleri olacaktır.
Bugün ticari kredi faizlerinin yüzde 55-60 seviyelerine ulaşması, işletmeler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Üstelik sorun sadece yüksek faiz de değil. Bu oranları kabul eden birçok işletme bile krediye ulaşmakta zorlanıyor. Yani piyasada hem pahalı para hem de ulaşılması güç bir finansman ortamı hâkim.
Ekonomik hayatın devamı için sermayenin dolaşımda olması gerekir. Kan dolaşımı durduğunda beden nasıl yaşayamazsa, finansmanın dolaşmadığı bir piyasada da ticaret canlılığını koruyamaz. Para bankalarda bekledikçe değil, üretime dönüştükçe ekonomiye hayat verir.
Bugün birçok işletme yatırım planlarını askıya alıyor. Yeni makine almak yerine mevcutla idare etmeyi, yeni personel istihdam etmek yerine mevcut kadroyu korumayı tercih ediyor. Çünkü önünü göremeyen girişimci risk almak istemiyor. Belirsizlik arttıkça cesaret azalıyor; cesaret azaldıkça ekonomi yavaşlıyor.
Oysa esnaf ve KOBİ’ler yalnızca kendi işlerini yürütmezler. Onlar ekonominin kılcal damarlarıdır. Büyük sanayi kuruluşlarından mahalle bakkalına kadar uzanan ekonomik zincirin en önemli halkasını oluştururlar. Bu halkadaki zayıflama, zamanla bütün zinciri etkiler.
Enflasyonla mücadele elbette önemlidir. Fiyat istikrarı olmadan sağlıklı bir ekonomi kurulamaz. Ancak bu mücadele yürütülürken üretim kabiliyetinin zedelenmemesi de en az bunun kadar hayati bir meseledir. Çünkü üretmeyen bir ekonomide enflasyon düşse bile refah artmaz.
Bugün piyasada sıkça duyulan bir cümle var: “Faizini ödemeye razıyız, yeter ki kredi bulabilelim.” Bu söz, reel sektörün içinde bulunduğu sıkışıklığı tek başına anlatmaya yetiyor. Sorun artık yalnızca finansmanın maliyeti değil; finansmana erişimin kendisidir.
Ekonomi güvenle büyür, üretimle güçlenir ve ticaretle ayakta kalır. Faiz ise bunların önünü açtığı ölçüde faydalıdır. Aksi hâlde üretimin önünde yükselen bir duvara dönüşür.
Unutmamak gerekir ki çarkları döndüren faiz değildir. Çarkları döndüren; alın teridir, sermayedir, üretimdir ve geleceğe duyulan güvendir. Bunlardan biri eksildiğinde ekonomi yavaşlar. Hepsi bir araya geldiğinde ise yalnızca çarklar değil, ülkenin kalkınması da hız kazanır.
Çünkü çarklar faizle değil üretimle döner.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
GÖNÜLLÜLÜKTEN SOSYAL LİDERLİĞE
Görüntüle →Son Yazıları
- Ferhat Bozçelik, Wüst’e Teşekkür etti
- Küresel Ekonominin Görünmeyen Son Halkası: Gemi Söküm Sanayisi
- Hakimin Yapacağı İşi Bilirkişiye Yaptırmak
- 12. Yargı Paketi: Hukuk Uygulamasının İhtiyaçlarına Cevap Veren Bir Adım
- Adaletin Geleceği Öğrencilerse, Öğrencilerin Geleceği Kimin Gündeminde?
- Segbis Ve E Duruşma Arasındaki Fark
- Yapay Zekâ Çağında Asıl Soru: Teknoloji Kimin Hizmetinde Olacak?
- Seyithan Deliduman Yazdı: Dijital Hijyen: Dijital Çağın Kanalizasyon Sistemine Neden İhtiyacı Var?