Gençler Sivil Hayata Katıldığında, Toplumun Geleceği Değişir
“Gençliği İyiye Yönelten İnsanlığı da İyiyiye Yöneltir…”
Gençler Sivil Hayata Katıldığında, Toplumun Geleceği Değişir
Bir gence “Geleceğimiz sensin” demek kolaydır. Asıl mesele, bugün ona söz hakkı, sorumluluk ve çalışma alanı açmaktır.

Çünkü gençler yalnızca yarının yöneticileri, bilim insanları ya da girişimcileri değildir. Bugünün toplumsal sorunlarını gören, çözüm üreten ve harekete geçebilen yurttaşlarıdır.
Sivil çalışmalar bu imkânı sunar. Bir çocuk hakları etkinliğinde görev alan genç, bir başkasının sesini duymayı öğrenir.
Kuşakları buluşturan bir çalışmaya katılan genç, deneyimin değerini keşfeder.
Mahallesindeki bir ihtiyaca çözüm arayan genç ise değişimin yalnızca büyük kurumların işi olmadığını görür. Her adımda bilgi, vicdan ve sorumluluk yan yana gelir.
Gençlerle yürüttüğümüz projelerde en kıymetli anlardan biri, onların “Ben de katkı sunabilirim” dediği andır. O cümle, bir etkinliğe katılmanın ötesine geçer.
Genç, fikrinin dinlendiğini, emeğinin karşılık bulduğunu ve yaşadığı toplumda bir yeri olduğunu hisseder. Aidiyet böyle güçlenir; toplumsal güven böyle büyür.
Üniversiteler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları bu noktada önemli bir sorumluluk taşır.
Gençleri yalnızca programlara davet etmek yeterli değildir. Onları planlama masasına da çağırmalı; ihtiyaçları tanımlarken, faaliyetleri tasarlarken ve sonuçları değerlendirirken görüşlerini almalıyız. Gençlerin katılımı, hazırlanan bir projeye sonradan eklenen bir başlık değil, projenin çalışma biçimi olmalıdır.
Elbette sivil çalışma, iyi niyet kadar süreklilik de ister.
Bir günlük buluşmalar ilham verebilir; kalıcı etki ise eğitim, mentorluk, düzenli görevler ve gelişimi izleyen bir yapı ile ortaya çıkar.
Gençlerin başladıkları işi sürdürebilmeleri, hata yapıp öğrenebilmeleri ve yeni gençlere yol açabilmeleri gerekir.
Bugün gençlerin enerjisine, merakına ve adalet duygusuna toplumun her zamankinden fazla ihtiyacı var.
Çocuk haklarından çevreye, kuşaklar arası dayanışmadan yerel kalkınmaya kadar pek çok alanda onların katkısı, sorunlara yeni bir gözle bakmamızı sağlıyor.
Bizim görevimiz, bu katkıyı ciddiye almak ve güvenle büyüyebileceği alanlar kurmak.
Bir gence fırsat verdiğimizde yalnızca onun hayatına dokunmayız.
Bir mahallenin dayanışmasına, bir kurumun bakış açısına, bir ülkenin ortak geleceğine de yatırım yaparız.
Gençlere geleceği emanet edeceğimizi sık sık söylüyoruz.
Öyleyse bugün, o geleceği onlarla birlikte kurmaya başlayalım.
Dr. Öğr. Üyesi Nebiye YAŞAR
Üsküdar Üniversitesi Genç Beyinler Akademisi Direktörü
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEĞİN İNŞASINDA YENİ NESLİN ROLÜ
Görüntüle →Son Yazıları
- “Üsküdar’da AR-GE ve İnovasyon” Programı 11. Yayın Yılına Başlıyor
- Şerife Bacı’nın Cesaretinden Türkiye’nin Sosyal İnovasyon Geleceğine
- GELECEĞİN EN GÜÇLÜ MODELİ: İYİLİK ORTAKLIĞI
- ŞERİFE BACI’NIN MİRASI SOSYAL İNOVASYONLA GELECEĞE TAŞINIYOR
- SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEĞİN İNŞASINDA YENİ NESLİN ROLÜ
- Gençlere Geleceği Emanet Ediyorsak Bugün Söz Vermeliyiz
- Çocuk Odaklı Sosyal Politikada Bütünleşik Sağlık Yaklaşımı
- TÜRKİYE SOSYAL FAYDA ENDEKSİ