Acil Servislerde Yoğunluk Patlaması: Influenza, Koronavirüs ve RSV Üçlüsü Tehlike Saçıyor! Belirtiler ve Korunma Yöntemleri
Acil Servislerde Yoğunluk Patlaması: Influenza, Koronavirüs ve RSV Üçlüsü Tehlike Saçıyor! Belirtiler ve Korunma Yöntemleri
Kışın gelmesiyle aciller doldu. Influenza H3N2, koronavirüs ve RSV aynı anda görülebiliyor, semptomlar 14 güne uzayabiliyor. İşte tüm detaylar SonGazete.Com haberinde;
Kışın gelmesiyle aciller doldu. Influenza H3N2, koronavirüs ve RSV aynı anda görülebiliyor, semptomlar 14 güne uzayabiliyor. İşte tüm detaylar SonGazete.Com haberinde;
Acil Servislerde Yoğunluk Patlaması: Influenza, Koronavirüs ve RSV Üçlüsü Tehlike Saçıyor! Belirtiler ve Korunma Yöntemleri
04.01.2026 | SonGazete | A. Ata ÖZEL | bilgi@SonGazete.com
SonDakika: SonGazete.Com’un edindiği bilgiye göre; uzun süredir hayatımızdan çekilen koronavirüs, bu yaz sessiz sedasız geri dönmüştü. Eylül ayında, Omicron alt varyantlarının etkisiyle hastanelerde başvurular artmış, toplumda yeni dalgalara dair endişeler yükselmişti. Kış ilerledikçe korona vakaları, “mutasyonlu grip” olarak adlandırılan H3N2 influenza alt varyantının baskınlığıyla yer değiştirmiş gibi görünüyordu. Ancak son günlerde sosyal medyada acillerdeki koronavirüs yoğunluğuna dair paylaşımların artması, grip ve koronavirüs belirtilerinin birbirine çok benzemesi, insanları “Bu grip mi, yoksa koronavirüs varyantı mı?” sorusunu sormaya yönlendiriyor.
Özellikle bu kış sezonunda, üç büyük virüsün aynı anda dolaşımda olması durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Uzmanlara göre, influenza, koronavirüs ve RSV (Respiratory Syncytial Virus) gibi solunum yolu virüsleri, kapalı alanlarda hızla yayılıyor. Bu virüslerin koinfeksiyonları, yani aynı kişide birden fazla virüsün görülmesi, semptomları ağırlaştırabiliyor ve iyileşme sürecini uzatıyor.
Öksürük ve Bitkinlik Neden Bu Kadar Uzun Sürüyor? Uzman Görüşleri
Bu sezonu farklı yapan, H3N2’nin ‘K alt soyunun’ dünya genelinde baskın hale gelmiş olması. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Avrupa’da doğrulanan grip vakalarının yüzde 80-90’ına kadarının H3N2 olduğu bildiriliyor; grip sezonu da normalden yaklaşık bir ay erken ve daha yoğun başladı. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, H3N2 K varyantının “beklediğimiz mevsimsel bir varyant” olduğunu, şu anda ülke için özel bir alarm durumu oluşturmadığını, ama grip vakalarında belirgin artış olduğunu defalarca vurguladı.
Sahadan gelen bilgilere göre, üst solunum yolu enfeksiyonu ile gelen hastaların çok büyük kısmı grip benzeri. Hastalar ani başlayan yüksek ateş, yaygın kas-eklem ağrısı ve “yatak döşeğe düşüren” bir halsizlik tarif ediyor. Öksürük ve bitkinlik, çoğu kişide 10-14 güne kadar uzayabiliyor. Bu da ‘Bu sene grip çok uzun sürüyor’ algısını güçlendiriyor. Şu an için uluslararası verilerin H3N2 alt soyunun öldürücü olduğuna dair net bir kanıt göstermediğini ama daha hızlı yayıldığını belirten uzmanlar, “Özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde hastaneye yatış ihtiyacını artırabiliyor” diyor.
NetHaberler.Com’un Twitter (X) üzerinden yaptığı araştırmalarda, kullanıcılar acil servislerdeki yoğunluğu paylaşmış. Örneğin, bir kullanıcı “Aciller dolu, grip mi corona mı RSV mi belli değil, test yaptırın!” diye tweet atmış. Ekşi Sözlük’te ise “H3N2 grip” başlığı altında kullanıcılar, semptomların şiddetini tartışıyor: “Bu grip insanı yerle bir ediyor, 2 hafta kalkamadım yataktan.” Wikipedia’ya göre, RSV özellikle bebeklerde ve yaşlılarda ciddi solunum sorunlarına yol açıyor, kış aylarında pik yapıyor.
Ayrıca, Johns Hopkins Üniversitesi’nin 2025-2026 kış raporu, H3N2 subclade K’nın erken başlangıçlı salgınlara neden olduğunu belirtiyor. ABD ve Avrupa’da benzer artışlar rapor edilmiş, hastane doluluk oranları yüzde 87‘ye ulaşmış. Türkiye’de ise İstanbul Tabip Odası, acil servislerin aşırı yük altında olduğunu uyarmış.
Koronavirüs Dalga Dalga Geri Dönüyor: Nimbus ve Stratus Tehlikesi
Eylül ayında hem Türkiye’de hem de dünyada, Omicron’un çeşitli alt varyantlarının (Nimbus, Stratus gibi) yayılımına bağlı olarak, dalgalı fakat belirgin bir koronavirüs artışı bekleniyordu. Sonbaharın başında koronavirüs başvurularında bir artış gözlemlendi; ancak kış ilerledikçe grip lehine dengeler değişti. Ama son günlerde acillerde koronavirüs yoğunluğu gözüküyor. Yani eylül ayında öngörülen ‘Koronavirüs tamamen bitti değil, dalga dalga gelecek’ senaryosu gerçekleşiyor. Koronavirüs altta sürekli akan, zaman zaman yükselen bir arka plan virüsü gibi seyrediyor.
Koronavirüsün, mevsimsel dalgalanmalara rağmen hâlâ baskın solunum yolu virüsleri arasında yer almasının temel nedenleri şöyle sıralanıyor:
1- Kapalı ve kalabalık ortamlar: Okullar, toplu taşıma, alışveriş merkezleri, yılbaşı dönemi etkinlikleri virüsler için ideal.
2- Maskesiz ve normalleşmiş yaşam: Pandemiden farklı olarak toplum şu anda neredeyse hiçbir koruyucu bariyer kullanmıyor.
3- Aşı yorgunluğu ve düşük aşılanma oranları: Hem grip hem koronavirüs aşısına ilgi birçok ülkede azalmış durumda; bu da virüslerin daha geniş bir duyarlı kitle bulmasını sağlıyor.
4- Bağışıklığın zamanla zayıflaması: Önceki koronavirüs enfeksiyonu ve aşılarla kazanılan koruma, özellikle enfeksiyonu tamamen engelleme açısından zamanla azalıyor. Ağır hastalık koruması görece daha iyi korunuyor ama enfeksiyon sayısı artabiliyor.
Vakaların özellikle 20-50 yaş aralığındaki çalışan yetişkinlerde yoğunlaştığı belirtiliyor. Kalabalık ofis ortamlarında çalışanlar, hizmet sektörü emekçileri ve sağlık çalışanlarının risk grubunun başında geldiği söyleniyor. Okul çağı çocuklarının da salgının yayılımında kritik bir rol oynadığına dikkat çekiliyor, çocukların virüsü kolaylıkla kaparak ev ortamına taşıdığı ve aile içi bulaşta önemli bir kaynak oluşturduğu ifade ediliyor.
65 yaş üstü bireyler ile kronik hastalığı bulunanların ise toplam vaka sayısı içinde daha düşük bir orana sahip gibi görünse de, asıl yükün bu grupta toplandığı vurgulanıyor. Hastaneye yatışlar ve komplikasyonların büyük ölçüde bu yaş ve risk grubunda görüldüğü kaydediliyor.
Bu durumun bölgeden bölgeye değiştiği belirtiliyor. Örneğin Avrupa ve Amerika’da Stratus (XFG) biraz daha baskın, Batı Pasifik’te ise Nimbus daha önde görünüyor. Türkiye’de de biri daha baskın demek zor, değişiyor. Her iki varyantla ilgili dikkat çeken noktalar: İkisini ayıran noktalar daha çok genetik soy ağacı, coğrafi dağılım ve semptom profiline dair küçük farklar. Nimbus (NB.1.8.1), LP.8.1 soyundan türemiş, ek mutasyonlar kazanmış bir alt çizgi. Stratus (XFG) ise iki farklı soyun rekombinasyonu sonucu ortaya çıkmış, 2025’te ‘izlem altında varyant’ olarak tanımlanmış bir alt varyant.
Şu anki kanıtlar, her ikisinin de ağır hastalık açısından önceki Omicron dalgalarına kıyasla belirgin daha kötü olmadığını, ama bulaşıcılık açısından avantajlı olabileceklerini gösteriyor. Ölüm açısından ‘Delta’ benzeri bir sıçrama yaptığına dair kanıt yok; risk değerlendirmeleri, ek halk sağlığı riskini düşük olarak tanımlıyor. Aşılar hâlâ devrede… 2025–2026 sezonu için güncellenmiş COVID aşıları, Nimbus ve Stratus’a yakın suşları hedef alıyor; bu aşıların özellikle ağır hastalık ve hastaneye yatışa karşı koruyucu olduğu öngörülüyor.
CDC verilerine göre, 2025-2026 grip aşısı trivalent, yani H1N1, H3N2 ve influenza B’ye karşı koruma sağlıyor. Ancak subclade K mismatch’i nedeniyle etkinlik yüzde 52-57 arasında değişiyor. Twitter’da kullanıcılar “Bu kış aşı olun, RSV de cabası!” diye uyarıyor. Ekşi Sözlük’te “RSV bebekleri” başlığı, ailelerin endişelerini yansıtıyor.
Üç Virüs Bir Arada: Koinfeksiyon Riski ve Belirtiler
Klinik deneyimi ve güncel araştırmalar ışığında, Covid-19 ve influenza enfeksiyonlarının aynı kişide görülebileceği belirtiliyor. Teorik olarak da pratikte de hem koronavirüs hem de grip (örneğin H3N2) aynı anda enfeksiyona yol açabilir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, bu koinfeksiyonların nadir ama anlamlı olduğunu gösteriyor. Covid-19 hastalarında influenza koinfeksiyonu ortalama yüzde 2-3 civarında.
İki virüsün aynı anda görüldüğünde yoğun bakım ve ölüm riskinin tek başına enfeksiyona göre daha yüksek olabileceğine dikkat çekiliyor. Klinikte zaman zaman hem influenza hem SARS-CoV-2 pozitif çıkan hastalar görülüyor. Bu kişilerde ateş, öksürük ve halsizlik gibi semptomlar daha uzun sürebiliyor. Özellikle ileri yaş, altta yatan kalp ve akciğer hastalığı veya bağışıklık sistemi zayıflığı olanlarda hastaneye yatış ve komplikasyon riski artıyor.
Ancak her uzun süren grip benzeri tablonun koinfeksiyon anlamına gelmediği vurgulanıyor. H3N2 tek başına bile özellikle erişkinlerde uzun süren öksürük ve yorgunluğa yol açabilir. Üstelik koronavirüs sonrası dönemde sık konuştuğumuz post-viral yorgunluk ve bronş hiperreaktivitesi grip sonrası da karşımıza çıkabiliyor. Özetle; evet, iki virüs aynı kişide görülebilir ve tabloyu ağırlaştırabilir, ama her uzun süren grip benzeri hastalığı koinfeksiyon olarak yorumlamak doğru olmaz.
Bu kışa özel bir tehlike de RSV‘nin eklenmesi. Wikipedia’ya göre, RSV bebeklerde bronchiolitis’e yol açıyor, kışın pik yapıyor. Nature Microbiology’de yayınlanan bir çalışma, IAV (influenza) ve RSV koinfeksiyonlarının hibrit virüs partikülleri ürettiğini gösteriyor, bu da yayılmayı artırıyor. Türkiye’de Aydın Hedef gazetesi, artan solunum yolu enfeksiyonlarının H3N2, COVID-19 ve RSV’den kaynaklandığını yazmış. Instagram paylaşımlarında, doktorlar “Kolay bulaşıyor, hafife almayın” diyor.
ECDC’nin Kasım 2025 raporu, A(H3N2) subclade K’nın EU/EEA’da risk yarattığını, RSV ve SARS-CoV-2 ile birlikte sağlık sistemini zorladığını belirtiyor. PMC’de bir makale, H3N2 sonrası COVID enfeksiyonunu anlatıyor, semptomlar örtüşüyor.
Peki bu yoğunluk kış boyunca devam eder mi? Kuzey yarımkürede grip sezonu genellikle aralık ve ocak aylarında zirveye ulaşırken şubat ve mart aylarında yavaşlıyor. Ancak bu yıl, yeni alt soy nedeniyle sezonun uzayabileceği konuşuluyor. Önümüzdeki haftalarda hem grip hem de diğer solunum virüslerinde yoğunluk yaşanacağı ifade ediliyor. Aşılanma oranları düşük kalır ve kapalı alanlarda kalabalık kullanım devam ederse, ilkbahara kadar dalgalı ama yüksek bir yük sürebilir. Covid-19 açısından da Stratus ve Nimbus gibi varyantların inişli çıkışlı seyredeceği, grip gibi keskin bir pik yapmayacağı belirtiliyor.
WHO’nun Şubat 2025 fact sheet’i, mevsimsel influenzanın küresel dolaşımını vurguluyor, A(H3N2)‘nin arttığını söylüyor. Wired dergisi, “super flu” olarak adlandırılan subclade K’nın ABD ve Avrupa’da yayıldığını yazmış. CDC, 2025-2026 sezonunda trivalent aşıyı öneriyor, ama mismatch’e rağmen ağır hastalığa karşı koruma sağlıyor.
Sizce bu kış nasıl geçecek? Bu virüslerden hangisi sizi daha çok endişelendiriyor? Yorumlarınızı aşağıda paylaşın, belki deneyimleriniz başkalarına yardımcı olur.
www.NetHaberler.Com editörü A. Ara ÖZEL’in derlediği bu habere göre; kış aylarında maske takmak, aşı olmak ve kalabalık ortamlardan kaçınmak hayati önem taşıyor. Sağlığınızı koruyun, gelişmeleri takip edin.
#haber #sondakika #gündem #güncel #haberler #sicakhaber #keşfet #keşfetteyiz #news #canliyayin #infulanze #koronavirüs #rrs
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.