Son Gazete
Son Gazete
Bulutlu
İstanbul · 18°C
Bizi Takip Edin
27 Ağustos 2026 - 16:05

Sibel Sevcan ölümü ve sonrası

MİT RAPORLARINDA ADI GEÇEN “BABA”NIN 30 MİLYARLIK MİRASINDA KANLI ÖLÜM!

0 Okunma 0 Paylaşım
Sibel Sevcan ölümü ve sonrası

Vasiyetnameyi mahkemeye sunarak milyarlarca liralık senet iddiasını gündeme taşıyan mirasçı Sibel Sevcan, Ataköy’deki evinde ölü bulundu. Miras dosyasının tenfiz memuruna gönderildiği belirtilen “Görevini mezarda yaparsın” mesajları ise soruşturmayı daha da derinleştirdi.

İSTANBUL / ÖZEL HABER

Türkiye’nin yakın tarihindeki yeraltı dünyası ve istihbarat tartışmalarında adı geçen Hikmet Sevcan’ın ölümünün ardından başlayan miras mücadelesi, kanlı bir olayla gündeme geldi.

Yaklaşık 30 milyar TL değerinde olduğu ileri sürülen terekeye ilişkin yürütülen hukuk mücadelesinde, vasiyetnameyi mahkemeye sunan ve milyarlarca liralık senetler üzerinden mirasın ele geçirilmeye çalışıldığını ihbar eden mirasçı Sibel Sevcan, İstanbul Ataköy’deki evinde ölü bulundu.

Dosyaya sunulan başvurularda, Sibel Sevcan’ın ölümünden kısa süre önce Bakırköy 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dilekçe verdiği, babasının vasiyetnamesini kabul ettiği ve miras malları üzerinde yürütüldüğü öne sürülen icra işlemlerine ilişkin önemli iddiaları yargıya taşıdığı belirtildi.

Olayla bağlantılı olduğu ileri sürülen kişi ve işlemler hakkındaki kesin değerlendirmenin, devam eden adli soruşturma ve yargılama sürecinin ardından ortaya çıkacağı vurgulandı.

MİT RAPORLARINDA ADI GEÇİYORDU

Hikmet Sevcan’ın adı, geçmişte eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür tarafından hazırlanan ve kamuoyunda “1. MİT Raporu” olarak bilinen belgede yer aldı.

Sevcan’ın, 1980’li yıllarda gerçekleştirilen “Babalar Operasyonu” döneminin önemli aktörlerinden biri olduğu; MİT muhbiri Tarık Ümit’in istihbarat raporlarında da adının geçtiği ileri sürüldü.

Dosyadaki bilgilere göre Hikmet Sevcan, 1983 yılından sonra Bulgaristan’a geçti. Sevcan’ın Bulgaristan’daki yapılanmasının, ilerleyen yıllarda Alaattin Çakıcı’nın da aralarında bulunduğu bazı firari isimlerin geçiş ve barınma süreçlerinde kullanıldığı iddia edildi.

Hikmet Sevcan’ın ölümünden sonra geride bıraktığı fabrikalar, çiftlikler, oteller, ticari işletmeler, taşınmazlar ve banka hesaplarından oluşan mal varlığının bugünkü değerinin yaklaşık 30 milyar TL’ye ulaştığı öne sürüldü.

MİRAS DOSYASINDA İKİ SENET TARTIŞMASI

Miras kavgasının merkezinde, 330 milyon TL ve 538 milyon TL bedelli olduğu belirtilen iki senet bulunuyor.

Tenfiz memurluğu ve mirasçı avukatları tarafından yapılan başvurularda, başlangıçta boş olarak düzenlendiği öne sürülen bu senetlerin faiz ve diğer ferileriyle birlikte yaklaşık 2,5 milyar TL’lik bir icra takibine dönüştürüldüğü iddia edildi.

Başvurularda adı geçen Mehmet Işık ile Bulgaristan vatandaşı mirasçı Emrah Sevcan’ın, söz konusu senetleri murisin ölümünün ardından icra takibine koydukları ileri sürüldü.

Dosyaya göre tartışmanın temelini, Hikmet Sevcan’a ait olduğu belirtilen 15 Kasım 2018 tarihli el yazılı vasiyetname oluşturuyor.

Vasiyetnamede, tartışmalı senetlerin herhangi bir gerçek borca karşılık verilmediği ve yalnızca teminat amacıyla düzenlendiği yönünde kayıt bulunduğu öne sürüldü. Ayrıca bu senetleri icra takibine koyan mirasçının terekeden çıkarılacağına ilişkin bir hükmün de vasiyetnamede yer aldığı iddia edildi.

Tenfiz memurluğunun başvurusunda, söz konusu hükmün ilgili kişiler tarafından ıslak imzayla kabul edildiği savunuldu.

VASİYETNAMEYİ MAHKEMEYE SUNDU

Hikmet Sevcan’ın kızı Sibel Sevcan’ın, babasının ölümünden sonra ortaya çıkan mal varlığı ve senet tartışmaları üzerine harekete geçtiği belirtildi.

Sibel Sevcan’ın, babasının el yazılı vasiyetnamesini mahkemeye sunduğu, vasiyetname hükümlerini kabul ettiği ve tartışmalı icra takiplerinin terekenin mal varlığını azaltmaya yönelik olduğunu ileri sürdüğü kaydedildi.

Dosyaya sunulan bilgilere göre Sibel Sevcan, yaklaşık 2,5 milyar TL’ye ulaştığı belirtilen icra takiplerinin durdurulmasını ve miras mallarının koruma altına alınmasını talep etti.

Sibel Sevcan’ın bu kapsamda Bakırköy 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunduğu dilekçenin ardından Ataköy’deki evinde ölü bulunması, miras dosyasıyla ölüm arasında bağlantı bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirdi.

EVİNİN KAPISI AÇIK BULUNDU

Başvuru dosyasındaki iddialara göre Sibel Sevcan’ın yaşadığı dairenin kapısı açık bulundu. Eve giren görevliler, Sevcan’ın hareketsiz bedeniyle karşılaştı.

Olay yerine gelen adli görevlilerin ilk incelemesinde, Sibel Sevcan’ın başına sert bir cisimle vurulduğuna ilişkin bulgulara rastlandığı öne sürüldü. Ölümün kesin nedeni ve olayın bütün ayrıntılarının belirlenmesi amacıyla adli inceleme başlatıldığı bildirildi.

Sibel Sevcan’ın ölümünün bir cinayet olup olmadığı, miras dosyasıyla doğrudan bağlantısının bulunup bulunmadığı ve olaya kimlerin karıştığı, soruşturmanın tamamlanmasının ardından netlik kazanacak.

TENFİZ MEMURUNA ÖLÜM TEHDİDİ İDDİASI

Miras dosyasında dikkat çeken bir diğer gelişme ise terekeyi korumakla görevli 32 yıllık avukat ve Vasiyeti Tenfiz Memuru Tarcan Ülük’e gönderildiği ileri sürülen tehdit mesajları oldu.

Başvuruda, yabancı ve sanal telefon hatları üzerinden gönderildiği belirtilen mesajlarda Ülük’ün görevden çekilmesinin istendiği, aksi hâlde öldürüleceği yönünde ifadeler kullanıldığı iddia edildi.

Dosyaya sunulduğu belirtilen mesajlardan birinde şu ifadelerin yer aldığı aktarıldı:

“Pazartesi görevden çekilmezsen görevini mezarda yerine getirirsin. YouTube’dan bak bakalım, ısrar eden halaya ve kocasına neler oldu. Mehmet Işık her yerde, sen tek yerdesin.”

Tehdit içerikli mesajlarda yalnızca tenfiz memurunun değil; dosyada görev alan hâkim, savcı, polis ve avukatların da hedef gösterildiği öne sürüldü.

Başvurularda ayrıca geçmişte Hikmet Sevcan’ın kız kardeşinin evinin kurşunlandığı ve eşinin silahlı saldırıda yaralandığı bir olayın, yeni tehdit mesajlarında açıkça hatırlatıldığı savunuldu.

Bu mesajların kim veya kimler tarafından gönderildiğinin belirlenmesi amacıyla sanal hatların ve dijital bağlantıların incelenmesi talep edildi.

SAVCILIK VE CİNAYET BÜROSU DEVREDE

Sibel Sevcan’ın ölümü ve 30 milyar TL’lik terekeye ilişkin suç iddiaları üzerine kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi istendi.

Tenfiz memurluğu ile maktulün avukatları tarafından yapılan başvurularda, dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Cinayet Büro Amirliği tarafından bütün yönleriyle incelenmesi talep edildi.

Başvurularda; mirasın ele geçirilmesi amacıyla organize bir yapı oluşturulduğu, tehditlerin bu yapı tarafından gerçekleştirildiği ve Sibel Sevcan’ın ölümünün de söz konusu miras mücadelesinden bağımsız değerlendirilemeyeceği ileri sürüldü.

Ancak bu iddialar hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, adı geçen kişilerin hukuken masumiyet karinesinden yararlandığı hatırlatıldı.

SINIR KAPILARINDA ÖNLEM ALINMASI TALEBİ

Tenfiz memurluğu ve avukatlar, şüpheli olarak gösterdikleri Mehmet Işık, Emrah Sevcan ve Rositsa Sevcan hakkında gerekli koruma tedbirlerinin uygulanmasını istedi.

Başvuruda, şüphelilerin Bulgaristan üzerinden yurt dışına çıkabilecekleri iddia edilerek hudut kapıları ile havalimanlarının uyarılması ve yurt dışına çıkışın önlenmesi talep edildi.

Savcılıktan şu işlemlerin yapılması istendi:

1. Adı geçen şüpheliler hakkında gözaltı, tutuklama ve yurt dışına çıkış yasağı dâhil gerekli koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi,
2. Bulgaristan’a kaçış ihtimaline karşı sınır kapıları ve havalimanlarında gerekli önlemlerin alınması,
3. Yaklaşık 2,5 milyar TL’ye ulaştığı belirtilen icra takip dosyalarının ve senetlerin bilirkişiler tarafından incelenmesi,
4. Tartışmalı alacaklar ile bağlantılı mal varlıklarına CMK’nin 128. maddesi kapsamında tedbiren el konulmasının değerlendirilmesi,
5. Yaklaşık 30 milyar TL değerinde olduğu öne sürülen terekeye ait fabrika, çiftlik, otel, işletme, taşınmaz ve banka hesaplarının mahkeme gözetiminde koruma altına alınması,
6. Tehdit mesajlarının gönderildiği sanal hatların, IP kayıtlarının ve dijital bağlantıların tespit edilmesi,
7. Sibel Sevcan’ın ölümünden önce görüştüğü kişilerin, telefon kayıtlarının ve güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi.

HAYATTA KALAN MİRASÇILAR İÇİN KORUMA İSTENDİ

Sibel Sevcan’ın ölümünün ardından diğer mirasçıların da can güvenliğinin tehlikede olduğu ileri sürüldü.

Başvuruda, hayatta bulunan kız kardeşler Gülçin, Ayşegül ve Nurçin Sevcan ile Vasiyeti Tenfiz Memuru Tarcan Ülük için 24 saat esasına göre silahlı polis koruması tahsis edilmesi talep edildi.

Avukatlar, tehditlerin sıradan bir miras anlaşmazlığının ötesine geçtiğini; yargı görevlilerinin, mirasçıların ve dosyada görev yapan hukukçuların doğrudan hedef gösterildiğini savundu.

CİNAYETİN ŞİFRESİ MİRAS DOSYASINDA MI?

Soruşturmanın en önemli başlıklarından birini, Sibel Sevcan’ın mahkemeye sunduğu dilekçeyle ölümünün zamanlaması arasındaki ilişki oluşturuyor.

Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin, Sevcan’ın evinin çevresindeki güvenlik kameralarını, site giriş-çıkış kayıtlarını, telefon sinyallerini ve son görüşmelerini incelemesi bekleniyor.

Sibel Sevcan’ın dilekçeyi vermesinden sonra tehdit edilip edilmediği, takip altında bulunup bulunmadığı ve evine kimlerin girdiği araştırılıyor.

Milyarlarca liralık miras, tartışmalı senetler, tehdit mesajları ve şüpheli ölümün aynı dosyada birleşmesi, Türkiye’nin yakın tarihindeki en dikkat çekici miras soruşturmalarından birinin kapısını araladı.

Şimdi gözler, adli makamların yürüteceği soruşturmaya çevrildi. Sibel Sevcan’ın ölümünün ardındaki kişi veya kişiler ile yaklaşık 30 milyar TL’lik miras üzerinde kurulduğu ileri sürülen planın bütün ayrıntıları, toplanacak deliller ve yargı süreci sonucunda ortaya çıkacak.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!